Everest'in ölüm bölgesinde vücutta meydana gelen değişimler
Everest Dağı'na tırmanış gerçekleştiren dağcılar zorlu bir süreçten geçerken, yükselen irtifa ile birlikte düşen atmosfer basıncı vücut fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor.

Everest Dağı'nın deniz seviyesinden 8.000 metrenin üzerindeki bölümü olan ve "ölüm bölgesi" olarak adlandırılan bölgede, atmosfer basıncının düşmesiyle birlikte insan vücudunun işleyişi ciddi risk altına giriyor. Bu irtifada dağcılar, deniz seviyesindeki oksijenin yaklaşık üçte birini soluyabiliyor. Dr. Nima Namgyal Sherpa, oksijen takviyesi olmadan yaklaşık 30 dakika içinde şiddetli irtifa hastalığı belirtilerinin başlayabileceğini ve bunun ölüme yol açabileceğini belirtiyor. Sağlıklı bir vücut, takviye oksijenle 16 ila 20 saat kadar hayatta kalabiliyor.
Dağcı Purnima Shrestha, zirveye ulaştığında oksijen tüpünün arızalanmasıyla büyük bir tehlike yaşadı. Daha önce beş kez zirveye çıkan Shrestha, hayatta kalmak için bir yerel rehberin oksijenini paylaşması ve diğer dağcıların desteği sayesinde kurtulabildi. Everest'e tırmanışların kayıt altına alınmaya başlandığı 1920'lerden bu yana 300'den fazla kişi hayatını kaybederken, Mayıs ayında biten son tırmanış sezonunda en az beş kişi yaşamını yitirdi. Haziran başında 7.500 metre yükseklikte kaybolan Nepalli rehber Dawa Sherpa ise buz çiğneyerek ve çikolata yiyerek altı gün sonra sağ bulundu.
Bölgedeki ekstrem koşullar arasında -40C'ye kadar düşen sıcaklıklar ve şiddetli rüzgarlar yer alıyor. Dr. Nima'ya göre, vücut ısısı düştüğünde kan iç organlara yönlenirken, oksijen eksikliği nedeniyle hücre ölümleri gerçekleşebiliyor. Yüksek irtifa beyin ödemi (HACE) kafa karışıklığı, halüsinasyon ve koordinasyon bozukluğu gibi ağır sonuçlara yol açarken; yüksek irtifa akciğer ödemi (HAPE) ise pembe köpüklü balgam ve maviye dönen cilt rengi gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Bu tür durumlarda en etkili çözüm, hastanın daha düşük irtifaya indirilmesi ve oksijen verilmesidir.
Nepal'in turizm otoritesine göre, bu sezon 1.000'den fazla kişinin zirveye ulaşmasıyla Everest tarihindeki en yoğun tırmanış dönemi yaşandı. Bu durum, dağdaki kapasite ve güvenlik meselelerini tartışmaya açtı. Yüksek irtifada tıbbi müdahale imkanları oldukça kısıtlıyken, helikopterle kurtarma çalışmaları genellikle 6.500 metrenin ötesine geçemiyor. Bölgeye uyum sağlamak için dağcılar genellikle etaplar halinde tırmanış yapmayı tercih ediyor.